Şekersiz Şeker Hastalığı Nedir? Belirtileri Nelerdir?

0
276
şekersiz şeker hastalığı

Şeker hastalığının en önemli belirtisi, çok su içme ve çok idrara çıkılmasıdır. Ancak bir hastalık var ki, bu hastalığın belirtileri de çok su içme ve çok idrara çıkılmasıdır. Bu hastalığa, “şekersiz şeker hastalığı” denilir.

Sağlıklı olan bir insan, günde yaklaşık olarak 1,5-2 litre, bir şeker hastası ise şekerinin yüksek olması durumunda 3-4 litre su içer ve bunun karşılığında idrarla dışarı çıkartır.

Şekersiz şeker hastası ise bir günde 5-10 litre su içer ve bunun karşılığında idrarla dışarı çıkarır. Hastalığın en önemli özelliği, vücudun su metabolizmasında bulunan kontrol sistemindeki, böbrekten geri emilim mekanizmasında bir bozulmanın olmasıdır.

Şekersiz şeker hastalığının, diyabetten farklı olarak kan şekeri seviyesi ile ilgisi bulunmaz. Erken yaşlarda daha fazla görüldüğü için, çocuklara dikkat etmek gerekiyor.

Şekersiz Şeker Hastalığı Nedir?

Şekersiz şeker hastalığı (Diabetes insipidius), idrarın böbreklerde konsantre edilememesi sonucunda oluşan, aşırı miktarda idrar yapma ve çok su içme durumudur. Her yaş grubunda ve her iki cinsiyette de, nadir olarak görülen bir hastalıktır.

İdrarın böbreklerde konsantre edilmesini sağlayan, antidiüretik hormonun eksik olması sonucunda, hastalarda çok fazla sayıda idrar yapma ve çok fazla su içme durumu gelişir.

Diabetes insipiduslu hastalar, 4-20 litre arasında su içerler ve aynı miktarda da, idrar yapabilirler.

Şekersiz Şeker Hastalığı Nedir? (Biyoloji) 

Diabetes insipiduslu (şekersiz şeker hastalığı) hastaların, antidiüretik hormon yapımı ya da etkisi azalmıştır. Antidiüretik hormon, beyinin hipotalamus bölgesinde yapılan ve hipofiz bezinin arka bölümünde salgılanan bir hormondur. Antidiüretik hormon (ADH), arjinin vasopressin (vazopresin) olarak isimlendirilir.

Şekersiz şeker hastalarının kan şekeri seviyeleri normal olur. Diyabet hastalığında ise, kan şeker oranı yüksek olur.

Diabetes insipidus hastalarının çoğunluğunda hipofiz bezinden antidiüretik hormon salgılanması yeterli değildir. Bu durum “santral diabetes insipidus” olarak isimlendirilir.

Şekersiz Şeker Hastalığı Neden Olur?

Sağlıklı olan bir insan günde yaklaşık olarak 1,5-2 litre, bir şeker hastası ise, şekerinin yüksek olması durumunda 3-4 litre su içer ve bunun karşılığında idrarla dışarı çıkartır. Şekersiz şeker hastası ise bir günde 5-10 litre su içer ve bunun karşılığında idrarla dışarı çıkartır. Hastalığın en önemli özelliği, vücudun su metabolizmasındaki kontrol sistemindeki, böbrekten geri emilim mekanizmasında bir bozulmanın olmasıdır.

Normal bir insan vücudunun % 60 kadarı sıvıdır. Bu sıvı dinamiktir, her gün ağız yolu ile 1,5-2 litre eklenir ve böbreklerden atılır. Bu mekanizmayı beyinde “antidiüretik hormon veya (vasopressin) planlar. Bu hormon, böbreklerden fazla sıvının atılmamasını ve vücut sıvılarının geri emilimini sağlar.

Her hangi bir sebeple ADH hormonunun salgısında azalma olması veya böbreklerde etkisinin bozulması olursa, böbrekler kendisine gelen sıvının geri emilimine engel olur. İdrar miktarı 1,5-2 litreden,5-10 litreye çıkar. Diabetes insipidus hastası da kaybettiği sıvıyı yerine koymak için, bir o kadar su içmek zorunda kalır.

Şekersiz şeker hastalığı, çocukluk çağlarından itibaren de ortaya çıkabilmektedir. Bundan dolayı aşırı idrar ve yatağı ıslatma, ciltte kuruma, huzursuzluk, ani kilo kaybı, ateş, kusma ve büyüme de gecikme olması gibi durumlarda bu hastalığın olabileceği düşünülmelidir.

Şekersiz Şeker Hastalığı Belirtileri

Şekersiz şeker tanısı konması için, yetişkinlerde günlük olarak en az 3 litre idrar çıkışı olması gerekir. Bazı hastalarda 20 litreye kadar çıkar. Yüksek derecelerde su kaybı sonucu vücudun susama merkezi devreye girer. Ancak ne kadar su alınırsa alınsın, böbrek suyu tutamadığı için, aynı oranda idrar çıkışı olur. Hastanın 3-4 litre civarında idrar çıkışı olursa, aynı oranda su alarak dengeleyebilir. Ancak idrar çıkışı fazla olduğunda hasta kaybettiği sıvıyı geri alamaz ve bunun sonucu olarak, tansiyon düşüklüğü, yorgunluk, halsizlik, baş dönmesi, koma durumu ve ölüme kadar varan sonuçlara yol açabilir.

Şekersiz Şeker Hastalığı Türleri

Şekersiz şeker hastalığı 3 tipte görülür. En fazla görülen tipi “santral diabetes insipidus” dur. Beyindeki hipofiz bezinden salgılanan ve suyun böbreklerden geri emilmesinde görev yapan antidiüretik hormonu ADH eksikliğinde görülür.

Şekersiz şeker hastalığı antidüretik hormon eksikliğinde, ya da yetersizliğinde görülmektedir.

İkinci tip şekersiz şeker hastalığı böbrek kaynaklı olur. ADH hormonu hipofiz bezinde üretilir ancak böbrekte etki gösteremez.

Üçüncü tip şekersiz şeker hastalığı ise gebelikte görülmektedir. Plasentada üretilen bir enzim ADH hormonunun parçalanması ile geçici şekersiz şeker hastalığına sebep olur. Genel olarak gebeliğin son 3 ayında yaşanır. Hamileliğin sona ermesi ile birlikte, şekersiz şeker hastalığı da iyileşir.

Şekersiz Şeker Hastalığı Tedavisi

Şekersiz şeker tanısı için 24 saatlik idrar miktarına bakılır. Sağlıklı bir kişi günde 1,5-2 litre dolayında idrar çıkartır. Bu hastaların idrarı açık renkli su gibi olur. Kan ve idrar testlerine bakılıp, şekersiz şeker hastalığından şüphelenildikten sonra hastaya susuzluk testi uygulanır. Bu hastalar sıvı almasa da idrar çıkarmaya devam ederler. Vücut sıvı kaybına uğrar, tansiyon düşmesi olur. Bu durumda hastanın tansiyonuna, kilosuna, kan ve idrarına bakılır.

Bunlardan sonra hastaya diabetes insipidus tanısı konulursa, eksik olan ADH hormonu dilaltı tabletler veya sprey olarak verilir. Verilen ilaçlar yarım saat içerisinde etkisini gösterir. Hastanın durumuna göre ilaçlar ayarlanır. Hasta normal yaşamına kısa sürede döner.

Şeker Hastalığı Öldürür Mü?

Erciyes Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşad Ünlühızarcı, Diyabet hakkında açıklamalarda bulundu.

Ünlühızarcı, “Diyabet hastalarının organlarının zarar gördüğünü anlatabilmek için, her yıl 14 Kasım’da Dünya diyabet Günü etkinliklerinin düzenlendiğini ifade ederek, diyabet kalbi etkilediği zaman öldürüyor, böbreği etkilemesi durumunda diyalize mahkum bırakıyor, gözü etkilemesi durumunda ise kör ediyor. Diyabet nedeniyle, birçok kişinin ayağı kesilebiliyor. Trafik kazalarını bir kenara bırakırsak, sakat kalmaların en önemli nedenleri arasında diyabet geliyor. Bu kadar önemli sonuçları olan hastalığın, insanlar tarafından daha fazla önemsenmesi gerektiğini düşünüyoruz. ‘Bana bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket edilmemesi gerekiyor” demiştir.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here