Şeker Hastalığı Görme Kaybı Tedavisi

0
517
şeker hastalığı görme kaybı tedavisi

Şeker hastalığında göz sorunları, görme bozukluklarından, çift görmeye ve kalıcı görme kaybına kadar, birçok soruna yol açar. Her hastalıkta olduğu gibi, şeker hastalığı görme kaybı tedavisine, erken başlanması çok önemlidir.

Gelip geçici görme bozuklukları, kan şekerindeki dalgalanmaya bağlıdır. Gözün kırıcılığındaki bu değişiklikleri hasta, gözlük numarasındaki değişmeler olarak yaşar. Hastanın kan şekeri düzensiz gitmeye başlayınca gözlüğüm yetmiyor gibi şikayetlerle doktora gider. Kan şekeri normal seviyede olunca yeni gözlük numarası verilmesi uygun olur.

Şeker hastalarında, katarak hastalığına daha sık olarak ve daha erken yaşlarda rastlanılmaktadır. Hastanın görmesine etki edecek başka bir göz sorunu olmaz ise, çok başarılı bir şekilde katarak ameliyatı yapılması mümkün olmaktadır. Ameliyat sonrası hasta olan kişi, iyi bir görmeye sahip olur.

Şeker hastalarında en çok karşılaşılan göz sorunu, tıp dilindeki ismi ile “diyabetik retinopati’dir. Diyabetik retinopati, günümüzde gelişmiş ülkelerde bile, önde gelen körlük sebeplerindendir.

Diyabetik Retinopati 

Şeker hastalığına bağlı olarak göz duvarının en içte olan ve görme hücrelerinin yer aldığı ağ tabakanın, retina hasarıdır.

Diyabetik retinopati, vücutta kanlanması olan bütün organları etkileyen gözdeki diyabet bulgusudur. Ağ tabakada küçük damarlardaki tıkanıklıklar ve damar duvarı geçirgenliğinin artması sonucu olarak beslenme bozukluğu gelişir. Bunun sonucunda da şeker hastalığına bağlı görme kaybı yaşaması mümkün olabilir.

Diyabetik retinopati başlıca iki evreye ayrılır. Daha erken evre olan nonproliferatif diyabetik retinopati (NRDR) ve daha ileri evre olan proliferatif diyabetik retinopati (PDR).

Diyabetik Retinopati Şikayetleri 

Diyabetik retinopati erken evrelerde herhangi bir şikayete yol açmaz. Hasta olan kişi günlük yaşamını etkileyecek derecede görme bozukluğu olana kadar farkında olmayabilir.

Düzenli aralıklarla göz muayenesi yapılması kadar önemli olan, hastada kan şekerinin düzenli gitmesidir. Ağ tabakadaki damarlar vücuttaki damar sisteminin bir parçasıdır. Dolayısıyla diyabetli bir kişide gözdeki bozukluğu, tek başına bir göz hastalığı olarak düşünmemek gerekir.

Diyabetik Retinopati Risk Grubu 

Diyabetik retinopati, her şeker hastasında ortaya çıkabilir. Diyabetik süresi uzadıkça görülme riski de artar.

Diyabetik retinopati açısından sürenin önemli olması yanında, glisemik kontrol, hipertansiyon, kan yağlarının yüksekliği, böbrek bozukluğu varlığı ve gebelik, risk faktörleri arasındadır.

Diyabetik Retinopatinin Önlenmesi 

Diyabetik retinopatiyi kesin önleyici bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak şeker hastalığına bağlı görme kaybını erken tanı, düzenli takip ve kan şekeri kontrolünün sağlanması ile önlemek mümkündür.

Diyabetli Hastalarda Göz Muayenesi 

Diyabetik retinopati, şeker hastalığının uzun dönem organ hasarlarındandır. Göz dibindeki ilk lezyonlar hastalık başlangıcından 5 yıl kadar bir süre sonunda görülmeye başlamaktadır.

Tip 2 diyabet hastasında diyabet başlangıcı yıllar öncesine dayanır. Bundan dolayı Tip 2 şeker hastalarına tanı konduğunda ilk göz muayenesi yapılması gerekir.

Tip 1 diyabet hastasında ise, özellikle çocukluk çağında başlar. 10 yaş üzerindeki çocuklarda tanı konulduğundan itibaren ilk 5 yıl içerisinde ilk göz muayenesinin yapılması önerilir.

Şeker hastalığına bağlı görme kaybı olmasa da, hastaların yılda bir kere, göz dibi muayenesi yapılmalıdır.

Diyabetik Retinopatinin Tedavisi 

Diyabetik retinopatide ortaya çıkan damar bozukluğunu iyileştirmek için, bir ilaç tedavisi yoktur. Ancak, göz dibinde görmeyi tehdit edecek sıvı birikiminde, damarlardan sızıntıyı ve buradaki sıvıyı azaltmak için, lazer tedavisi yapılmaktadır. Lazer tedavisi, ağ tabakada anormal damarlar geliştiğinde, bu damarların gerilemesini de sağlar.

Proliferatif diyabetik retinopatinin, daha geç evrelerinde göz boşluğuna kanama olduğu zaman, vitrektomi ameliyatı yapılır.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here